Güngören, İstanbul’un eski yerleşim planına sahip ilçelerinden biri olduğu için kentsel dönüşümün en yoğun yaşandığı sahalardan biridir. 1990 öncesi inşa edilen yapı stokunun fazlalığı, bölgeyi büyük bir yenilenme sürecine sokmuştur. Özellikle Tozkoparan gibi bölgelerde yürütülen büyük ölçekli devlet destekli projeler, kentsel dönüşümün nasıl bir sosyal değişim yarattığının en somut örneğidir. Bu projeler sadece binaları yenilemekle kalmıyor, aynı zamanda bölgeye modern parklar, otopark alanları ve sosyal tesisler kazandırıyor.
Kentsel dönüşümün yatırımcılar için en cazip yönü amortisman süresinin kısalığıdır. Eski bir binadan alınan daire, dönüşüm süreci tamamlandığında hem metrekare bazında değer kazanmakta hem de güncel deprem yönetmeliklerine uygunluğu sayesinde daha yüksek kira bedelleriyle kiracı bulabilmektedir. Güngören’in merkezi konumu, kentsel dönüşümle birleştiğinde, yatırımın geri dönüşü İstanbul ortalamasının çok üzerine çıkmaktadır. Ancak bu süreçte, doğru müteahhidi seçmek ve yasal süreçleri doğru yönetmek hayati önem taşır. Yeni yapılan konut projeleri, genellikle daha minimalist, akıllı ev sistemleriyle donatılmış ve enerji verimliliği yüksek binalardan oluştuğu için genç nüfusun da Güngören’e olan ilgisini artırmıştır.