Geleneksel olarak bir sanayi ve ticaret bölgesi olarak bilinen Merter, son on yılda ciddi bir kabuk değişimi yaşamaktadır. Eski fabrika arazileri ve verimsiz depo alanları, birer birer modern rezidans projelerine dönüşmektedir. Bu dönüşüm, bölgeye sadece ticaret yapmak için gelen iş insanlarının, aynı zamanda burada konforlu bir yaşam sürmesini de hedeflemektedir. Merter rezidansları, genellikle "home-office" konseptine uygun olarak tasarlanmakta ve hem konut hem de ticari kullanım izni barındırmaktadır.
Bu projeler, bölgenin sosyal çehresini de değiştirmektedir. Rezidansların alt katlarındaki lüks kafeler, spor salonları ve sosyal donatı alanları, beyaz yakalı çalışanların ve genç girişimcilerin bölgeye yerleşmesini sağlamıştır. Yatırımcılar için bu projeler, yüksek kira çarpanı ve düşük boş kalma oranı anlamına gelir. Özellikle metro ve metrobüs duraklarına yürüme mesafesinde olan konutlar, sadece Merter’de çalışanlar için değil, İstanbul’un merkezi noktalarına hızlı ulaşım arayan herkes için caziptir. Merter’deki bu modernleşme, bölgenin "gri" endüstriyel görüntüsünü silerek daha "yeşil ve modern" bir şehir dokusu oluşturmaktadır. Güvenlikli siteler, kapalı otoparklar ve teknolojik altyapı, eski tip apartman dairelerine göre çok daha yüksek bir talep görmektedir. Bu durum, Merter’i sadece toptancılığın kalbi değil, aynı zamanda nitelikli barınma alanlarının yeni adresi konumuna taşımaktadır. Gayrimenkul yatırımında "lokasyon + konsept" ikilisini arayanlar için Merter rezidans piyasası en kârlı seçeneklerden biridir.